وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا
Kur'an sözlüğü · taslak
فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ
bir açık alan
Mağaranın içindeki açık iç alan.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: فجو
Lemmalar: فجوة
Biçimler: فَجْوَةٍ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Kur'an içi inceleme, dişil فَجْوَة adının 18:17'deki tek geçişini kapsadı. Uyuyanlar mağaralarının içindeki bu alanda bulunur; doğan güneş sağa doğru sapar, batan güneş ise onların solundan geçer. فِي ve مِنْهُ yapısı alanı mağaranın içine yerleştirir; anlatılan güneş açıklığı da dar bir oyuktan ziyade açık bir iç alanı destekler. Hedef, فِي sonrasında belirsiz, dişil, tekil ve ilgi durumundadır. Hizalanmış okuyuş alanı ayrı bir kural gerektiren hiçbir varyant sunmaz; korunan hiçbir anlam düzenlenmemiş ve tam bir sözcüksel çakışma bulunmamıştır.