أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى ٱلسَّمَآءِ
Kur'an sözlüğü · taslak
أصل
taban
Bir şeyin üzerinde durduğu ve uzandığı temel nokta.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 3
Kökler: أصل
Lemmalar: أصل
Biçimler: أَصْلُ · أَصْلِ · أُصُولِ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.
إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ
مَا قَطَعْتُم مِّن لِّينَةٍ أَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَآئِمَةً عَلَىٰٓ أُصُولِهَا فَبِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلِيُخْزِىَ ٱلْفَٰسِقِينَ
Bu anlam neden seçildi?
On kullanımın tamamı sınırları belirli tek bir sayfada incelendi. Üç أصل bölümü bir ağacın sabit tabanını, Ateş'in tabanını ve ayakta duran ağaç tabanlarını belirtir. Yedi أصيل bölümü zamansaldır: tekil biçimler zaman özelliği taşır, çoğullar ise sabahla eşleştirilir. Bu yinelenen zamansal karşıtlık yapısal temelle çeliştiğinden yedi bölümlük kesin küme sözlüksel çakışma olarak kaydedilir.