هَٰٓأَنتُمْ أُو۟لَآءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِٱلْكِتَٰبِ كُلِّهِۦ وَإِذَا لَقُوكُمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوْا۟ عَضُّوا۟ عَلَيْكُمُ ٱلْأَنَامِلَ مِنَ ٱلْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا۟ بِغَيْظِكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Kur'an sözlüğü · taslak
عَضَّ
ısırmak
Yoğun bir duygu göstergesi olarak dişleri bir beden kısmına kuvvetle bastırmak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: عضض
Lemmalar: عض
Biçimler: عَضُّ · يَعَضُّ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا
Bu anlam neden seçildi?
Ailenin her iki geçişi de bir sayfada incelendi. Her biri bir beden parçasını, öfkeden parmak uçlarını ve pişmanlıktan elleri, ifade edici bir hareket olarak ısırmayı betimler; ayrı bir sözcüksel anlam gerektirmez.