وَإِذَا جَآءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ ٱلْأَمْنِ أَوِ ٱلْخَوْفِ أَذَاعُوا۟ بِهِۦ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى ٱلرَّسُولِ وَإِلَىٰٓ أُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ ٱلَّذِينَ يَسْتَنۢبِطُونَهُۥ مِنْهُمْ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَٱتَّبَعْتُمُ ٱلشَّيْطَٰنَ إِلَّا قَلِيلًا
Kur'an sözlüğü · taslak
أَذَاعُوا۟ بِهِۦ
onu yaymak
Alınan bir haberi önceden sınırlamaksızın açıkça yaymak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: ذيع
Lemmalar: أذاع
Biçimler: أَذَاعُ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Kur’an içi inceleme, IV. kalıp أَذَاعُوا’nun 4:83’teki tek kullanımını kapsadı. Güvenlik ya da korkuyla ilgili bir mesele belirli kişilere ulaştığında ona bu eylemi uygularlar; ayet, bu tepkiyi, yetkin kişilerin meseleyi belirleyebilmesi için onun elçiye ve yetki sahiplerine götürülmesiyle karşılaştırır. Bir haberin alınması, بِهِ ile eylemde bulunulması ve düzeltici başvuru, bilginin denetimsiz biçimde halka yayılmasını ortaya koyar. Hedef, üçüncü kişi eril çoğul geçmiş zamandır. Hizalanmış kıraat alanı ayrı bir kural gerektiren hiçbir değişke sunmaz; korunan hiçbir anlam düzenlenmemiş ve tam bir sözlüksel çakışma bulunmamıştır.