ٱدْعُوهُمْ لِـَٔابَآئِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَمَوَٰلِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَآ أَخْطَأْتُم بِهِۦ وَلَٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Kur'an sözlüğü · taslak
مَوَالِي
yakın yakınlar
Soyu bilinmeyenlerle ilgili buyrukta çoğul مَوَالِي, tanınan yakın bir toplumsal ilişki içinde tutulan insanları belirtir.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: ولي
Lemmalar: موالي
Biçimler: مَوَٰلِي
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Kur’an içi tek bir yakınlık özü, ailedeki 232 geçişin tümünde sınanır. Korunan önceki taslaklar değiştirilmeden kalır. II. Kalıp neden olmayı, V. Kalıp kendini yöneltmeyi, isimler yakın ilişkiyi veya durumu, أَوْلَى ise karşılaştırmalı yakınlığı oluşturur; bağlamsal kurallar yüz çevirme, ittifak, koruyuculuk, dostluk, ardıllık ve öncelik aktarımlarını sözlüksel özleri çoğaltmadan sağlar. Hizalanmış yedi tanığa yalnızca belirsiz ikil biçimde, soyut isimlerde ve uyarı kalıplarında başvuruldu.