وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥٓ إِذْ تَحُسُّونَهُم بِإِذْنِهِۦ حَتَّىٰٓ إِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَعَصَيْتُم مِّنۢ بَعْدِ مَآ أَرَىٰكُم مَّا تُحِبُّونَ مِنكُم مَّن يُرِيدُ ٱلدُّنْيَا وَمِنكُم مَّن يُرِيدُ ٱلْـَٔاخِرَةَ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْ وَلَقَدْ عَفَا عَنكُمْ وَٱللَّهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
حسس
kesmek aşağı savaş
Savaşta karşıt savaşçıları yere sermek veya kesin biçimde alt etmek.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: حسس
Lemmalar: تحس
Biçimler: تَحُسُّ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
IV. kalıp inkârın, tehlikenin veya hayatta kalan bir varlığın saptanmasını belirtir; V. kalıp haberlerin veya izlerin etkin biçimde aranmasını buyurur; حَسِيس ise işitilebilir bir izdir. I. kalıbın tek savaş kullanımı ise algıyla Kur’an içi bir köprü olmaksızın rakipleri kesip devirmeyi veya kesin biçimde alt etmeyi belirtir; bu nedenle sözcüksel çakışma olarak ayrılır.