وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ
Kur'an sözlüğü · taslak
رَمِيم parçalanmış-durum sözbirimi
çürümüş kalıntılar
Çürümeyle aşınmış, ufalanan bir duruma indirgenmiş madde.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 2
Kökler: رمم
Lemmalar: رميم
Biçimler: رَمِيمٌ · رَّمِيمِ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ
Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler
bozulmamış
36:78
وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ
Alternatif: kemikler sağlamken onları kim diriltecek?
Araştırma aktarımı: kemikler çürümüşken onları kim diriltecek?
Alternatif, diriliş itirazının dayandığı dağılmış durumu ortadan kaldırır.