وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Kur'an sözlüğü · kabul edilmiş
نُسَبِّح
biz O'nun her türlü sınırın ötesinde olduğunu ilan ederiz
سبح kökünün etken, birinci çoğul şahıs, muzari II. kalıbı: biz O'nun her türlü sınırın ötesinde olduğunu ilan ederiz.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: سبح
Lemmalar: سبح
Biçimler: نُسَبِّحُ · نُسَبِّحَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا
Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler
övmek
2:30
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Alternatif: biz Senin övgünle överken
Araştırma aktarımı: Senin övgünle, Senin her türlü sınırın ötesinde olduğunu ilan ederken
Bu yapı M002A030W020S02 konumunda نُسَبِّحُ fiilini ayrı حَمْد isminin yanına koyar. İkisini de övgü diye çevirmek ayetin sözcüksel ayrımını siler ve Senin övgünle överiz sonucunu verir; biz O'nun her türlü sınırın ötesinde olduğunu ilan ederiz ifadesi hem birinci çoğul şahıs dil bilgisini hem de iki kelimenin ayrı katkılarını korur.