Kur'an sözlüğü · taslak

يُؤْلُونَ، يَأْلُونَ، يَأْتَلِ

kasıtlı alıkoyma

Bir fail, hedefe, eyleme veya amaçlanan sonuca ilişkin normalde mümkün olan bir ilişkiye girmeyi kısıtlar.

Sözcüksel kapsam

Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 3

Kökler: ألو

Lemmalar: يؤل · يأل · يأتل

Biçimler: يُؤْلُ · يَأْلُ · يَأْتَلِ

Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)

Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.

2:226

لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

3:118

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ بِطَانَةً مِّن دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا۟ مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ ٱلْبَغْضَآءُ مِنْ أَفْوَٰهِهِمْ وَمَا تُخْفِى صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

24:22

وَلَا يَأْتَلِ أُو۟لُوا۟ ٱلْفَضْلِ مِنكُمْ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤْتُوٓا۟ أُو۟لِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلْيَعْفُوا۟ وَلْيَصْفَحُوٓا۟ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler

Rabbe özgü tezahür

2:226

لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Alternatif: eşlerinden uzaklaşma yönünde efendice eylemler sergileyenler için dört aylık bir bekleme vardır

Araştırma aktarımı: eşlerinden uzak durmaya kendilerini bağlayanlar için dört aylık bir bekleme vardır

Bekleme süresi, olası dönüş ve boşanma, kabul edilmiş ilahi bir gösteriyi değil, evlilik ilişkisinin esirgenmesini gerektirir.

bağımsız çaba sözcükbirim

3:118

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ بِطَانَةً مِّن دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا۟ مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ ٱلْبَغْضَآءُ مِنْ أَفْوَٰهِهِمْ وَمَا تُخْفِى صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Alternatif: düşman grup, alıkoyma ilişkisi olmayan başka bir çaba anlamını yerine getirir

Araştırma aktarımı: düşman topluluk senin yıkımının peşine düşmekte hiçbir çabayı esirgemez

Aynı esirgeme yüklemini olumsuzlamak, zararlı nesne ve sonuç çerçevesini korurken hiçbir çabadan kaçınmama okumasını üretir; hiçbir çelişki ikinci bir fiil kimliğini zorunlu kılmaz.

dizginsiz çaba

24:22

وَلَا يَأْتَلِ أُو۟لُوا۟ ٱلْفَضْلِ مِنكُمْ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤْتُوٓا۟ أُو۟لِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلْيَعْفُوا۟ وَلْيَصْفَحُوٓا۟ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Alternatif: imkân sahipleri, vermek üzere ölçüsüz bir çaba göstermesin

Araştırma aktarımı: imkân sahipleri, vermeyi esirgemek üzere kendilerini bağlamasın

Olumsuzlanmış türemiş biçim, verilmemesi gereken eylem olarak verme mastarını yönetir; zararlı çaba yoktur.