فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ
Kur'an sözlüğü · taslak
بلس
umutsuzluğa düşmek
Beklenen rahatlama kesildiğinde sarsıcı bir umutsuzluğa düşmek.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 5
Kökler: بلس
Lemmalar: مبلس · يبلس
Biçimler: مُبْلِسُونَ · مُّبْلِسُونَ · يُبْلِسُ · مُبْلِسِينَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 5; toplam: 5)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 5.
حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ
لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ