قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُۥٓ أَصْحَٰبٌ يَدْعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلْهُدَى ٱئْتِنَا قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
حير
yönünü şaşırmış
Yönünü yitirmiş ve ileriye giden sağlam yolu seçemeyen.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: حير
Lemmalar: حيران
Biçimler: حَيْرَانَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Tek hedef, arkadaşları kendisini doğru yola çağırırken şeytanlar tarafından ülkede sürüklenip uzaklaştırılan bir kişiyi anlatır. Yanlış yönlendirmenin ters çekişi ile açık çağrı, yönünü yitirmiş kararsızlık durumunu kesinleştirir.