وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِى ظُفُرٍ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ وَٱلْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَآ إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَآ أَوِ ٱلْحَوَايَآ أَوْ مَا ٱخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ذَٰلِكَ جَزَيْنَٰهُم بِبَغْيِهِمْ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
Kur'an sözlüğü · taslak
حَوَايَا
bağırsaklar
Bir hayvanın, içinde madde taşıyabilen kıvrımlı iç organları.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 1
Kökler: حوي
Lemmalar: حوايا
Biçimler: حَوَايَآ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler
kararmış
6:146
وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِى ظُفُرٍ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ وَٱلْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَآ إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَآ أَوِ ٱلْحَوَايَآ أَوْ مَا ٱخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ذَٰلِكَ جَزَيْنَٰهُم بِبَغْيِهِمْ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
Alternatif: sırtlarının taşıdığı, kararmış olan veya kemiğe karışan dışında
Araştırma aktarımı: sırtlarının taşıdığı, bağırsaklar veya kemiğe karışmış olan hariç
İstisna, yağın anatomik taşıyıcılarını sıralar; yalın bir renk sıfatı ne beden yapısı ne de makul bir taşıyıcı sağlar.