مَا كَانَ لِأَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ أَن يَتَخَلَّفُوا۟ عَن رَّسُولِ ٱللَّهِ وَلَا يَرْغَبُوا۟ بِأَنفُسِهِمْ عَن نَّفْسِهِۦ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ لَا يُصِيبُهُمْ ظَمَأٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَطَـُٔونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ ٱلْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَّيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُم بِهِۦ عَمَلٌ صَٰلِحٌ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
نصب
harcamak çaba
Emek ve onun ürettiği tükeniş olarak düşünülen sürekli çaba.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 7
Kökler: نصب
Lemmalar: نصب · ناصبة · نصبت
Biçimler: نَصَبٌ · نَصَبًا · نُصْبٍ · نَّاصِبَةٌ · ٱنصَبْ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 7; toplam: 7)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 7.
لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ
فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَٰذَا نَصَبًا
ٱلَّذِىٓ أَحَلَّنَا دَارَ ٱلْمُقَامَةِ مِن فَضْلِهِۦ لَا يَمَسُّنَا فِيهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا فِيهَا لُغُوبٌ
وَٱذْكُرْ عَبْدَنَآ أَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلشَّيْطَٰنُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ
عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ
فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ
Bu anlam neden seçildi?
Yirmi bir نصيب kaydı, mirastan, kazançtan, rızıktan, yazılı metinden, hükümden, sonuçtan veya ödülden tahsis edilmiş bir payı tutarlı biçimde belirtir. Dikilmiş işaretler ve tüketici çaba, bu pay anlamını taşıyamaz. Bu nedenle Kur’an içi ikame, her biri kesite göre ayrıştırılmış olan tam işaret ve yorgunluk çakışmalarını gerektirir.