Kur'an sözlüğü · taslak

م د د

uzatmak

Bir fail, süreç veya ölçü; temanın uzamsal, zamansal, niceliksel ya da imkân sağlayan bir boyutta daha ileri sürmesini sağlar.

Sözcüksel kapsam

Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 32

Kökler: مدد

Lemmalar: مد · أمد · ممدود · ممد · مدت · مداد · مدد · ممددة

Biçimler: يَمُدُّ · يُمْدِدْ · مَدَّ · مَدَدْ · تَمُدَّ · أَمْدَدْ · يَمْدُدْ · مَدًّا · أَمَدَّ · يُمِدَّ · مُمِدُّ · مُدَّتِ · نُّمِدُّ · مِدَادًا · مَدَدًا · نَمُدُّ · نُمِدُّ · تُمِدُّ · مَّمْدُودٍ · مَّمْدُودًا · مُدَّتْ · مُّمَدَّدَةٍۭ

Kullanım örnekleri (gösterilen: 10; toplam: 32)

Kapsam içi kullanımlar arasından Kur'an sırasına göre ilk 10 tanesi gösteriliyor; toplam sayı 32. Bunlar, konuma dayalı kısa bir ön izleme olarak sunulmuştur ve gösterilmeyen 22 kullanımın oluşturduğu kanıtlardan daha güçlü sayılıp sıralanmamıştır.

2:15

ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

3:124

إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيَكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ

3:125

بَلَىٰٓ إِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُسَوِّمِينَ

7:202

وَإِخْوَٰنُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِى ٱلْغَىِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ

8:9

إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

9:4

إِلَّا ٱلَّذِينَ عَٰهَدتُّم مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَٰهِرُوا۟ عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوٓا۟ إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَىٰ مُدَّتِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُتَّقِينَ

13:3

وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

15:19

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

15:88

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

17:6

ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ ٱلْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَٰكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَٰكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا

Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler

yaymak

3:124

إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيَكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ

Alternatif: Rabbin sizi üç bin melekle yayar

Araştırma aktarımı: Rabbin sizi üç bin melekle destekler

بِ öbeği, inananlara onları mümkün kılan ek bir güç sağlar; üzerlerine yayıldıkları bir yüzeyi değil.

uzatma araç

9:4

إِلَّا ٱلَّذِينَ عَٰهَدتُّم مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَٰهِرُوا۟ عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوٓا۟ إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَىٰ مُدَّتِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُتَّقِينَ

Alternatif: ahitlerini uzatma aracına kadar tamamlayın

Araştırma aktarımı: ahitlerini sonuna kadar tamamlamak

إِلَى sınırı, bir etkinliği sürdürmek için tüketilen kaynağı değil, sınırlandırılmış bir ahit süresini belirtir.

sağlamak

13:3

وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Alternatif: o donattı bu yer

Araştırma aktarımı: o uzatılmış bu yer

Toprak mekânsal bir boyut boyunca taşınır; ek bir kaynak veya yararlanan çerçevesi yoktur.

süre

18:109

قُل لَّوْ كَانَ ٱلْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَٰتِ رَبِّى لَنَفِدَ ٱلْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَٰتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِۦ مَدَدًا

Alternatif: deniz sözler için bir süre olsaydı

Araştırma aktarımı: deniz sözler için bir uzatma aracı olsaydı

Deniz, yazmaya ilişkin varsayım karşıtı durumda tükenir ve zamansal bir aralık değil, tüketilebilir bir araç işlevi görür.

uzantı

84:3

وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ

Alternatif: -dığında bu yer-dır uzanım

Araştırma aktarımı: -dığında bu yer-dır uzatılmış

Geçmiş edilgen biçimbilim, olay ismi karşılığı yerine yerin etkilenen öge olmasını gerektirir.