يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقَالُوا۟ لِإِخْوَٰنِهِمْ إِذَا ضَرَبُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ كَانُوا۟ غُزًّى لَّوْ كَانُوا۟ عِندَنَا مَا مَاتُوا۟ وَمَا قُتِلُوا۟ لِيَجْعَلَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ حَسْرَةً فِى قُلُوبِهِمْ وَٱللَّهُ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Kur'an sözlüğü · taslak
غزو
savaşçılar üzerinde sefer
Askerî bir sefere çıkmış insanlar.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: غزو
Lemmalar: غزى
Biçimler: غُزًّى
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Tek çoğul ad, yeryüzünde yolculuk etmenin ardından evden uzakta bulunulan iki durumun ikincisidir. Sonraki varsayım karşıtı ifade ölüm ile öldürülmeyi karşıtlaştırarak bu grubu bir savaş seferinin katılımcılarıyla sınırlar.