هَٰٓأَنتُمْ أُو۟لَآءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِٱلْكِتَٰبِ كُلِّهِۦ وَإِذَا لَقُوكُمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوْا۟ عَضُّوا۟ عَلَيْكُمُ ٱلْأَنَامِلَ مِنَ ٱلْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا۟ بِغَيْظِكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Kur'an sözlüğü · taslak
أَنَامِل
parmak uçları
Kırık çoğul böcekleri değil, parmak uçlarını belirtir.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: نمل
Lemmalar: أنامل
Biçimler: أَنَامِلَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Ailedeki dört geçişin tümü sınırlandırılmış bir sayfada incelendi; her geçiş, korunan kayıt veya sıkıştırılmış aday bulunmayan dondurulmuş bir hedeftir. Topluluk adı نَمْل, 27:18'de biri vadi tamlamasında, diğeri doğrudan seslenişte olmak üzere iki kez geçerken dişil birim adı نَمْلَة tek bir karıncayı belirtir; durum ve belirlilik yerel olarak birleşir. 3:119'daki kırık çoğul أَنَامِل, öfkeyle ısırılan parmak uçlarını belirtir ve o tümcede karınca anlamına gelemez; böylece tam bir Kur'an içi sözcüksel çakışma oluşur. Çakışma o kesitle sınırlıdır. Hizalanmış okuyuş verisi veya çözümlenmemiş sorun kalmamıştır.