فَأَمَّا ٱلَّذِينَ شَقُوا۟ فَفِى ٱلنَّارِ لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَشَهِيقٌ
Kur'an sözlüğü · taslak
زفر
anlam soluk verme
Yük taşıyan, gürültülü bir nefes dışarı atımı.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 3
Kökler: زفر
Lemmalar: زفير
Biçimler: زَفِيرٌ · زَفِيرًا
Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.
لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ
إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا
Bu anlam neden seçildi?
زَفِير ismi, iki bölümde Ateş içindeki mahkûmların, başka birinde ise kişileştirilmiş Ateş'in sesini niteler. 11:106'da شَهِيق ile karşıtlığı soluk verme evresini desteklerken 25:12'deki işitme dili, sesli gücünü doğrular. Katılımcı aktarımı, ses-olayı özünü değiştirmez.