لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ فَمَن يَكْفُرْ بِٱلطَّٰغُوتِ وَيُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَا وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Kur'an sözlüğü · taslak
العُرْوَة
tutamak
Birinin güvenle bağlanıp ayrılmaya direnebileceği halka veya tutamak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: عرو
Lemmalar: عروة
Biçimler: عُرْوَةِ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ وَإِلَى ٱللَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ
Bu anlam neden seçildi?
Üç kullanımın tümü gözden geçirildi. Ad, bir müminin kavradığı sağlam bir tutamaktır; VIII. kalıp ise zararın bir kişinin üzerine gelip onu tutmasını sunar. Katılımcının yönü değişir, fakat bağlayıcı temas ortak kalır.