وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا۟ فِى ٱلْيَتَٰمَىٰ فَٱنكِحُوا۟ مَا طَابَ لَكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ مَثْنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ فَوَٰحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَلَّا تَعُولُوا۟
Kur'an sözlüğü · taslak
تجنب الميل عن العدل في ترتيب الأسرة
hane kavram kavram
Daraltılmış hane düzenlemesi, hakkaniyetli davranıştan sapınmamasına daha yakın bir yol olarak sunulur.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: عول
Lemmalar: تعول
Biçimler: تَعُولُ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Yüz öğelik eksiksiz sayfadaki dondurulmuş tek geçiş incelendi. Hedef satırda korunan anlam, sıkıştırılmış öneri, başarısızlık adayı veya hizalanmış tanık varyantı yoktur. Kur’an 4:3, seçimi adaletli davranamamaktan korkma üzerinden çerçeveler, adaletsizlikten korkulduğunda daha dar bir düzenlemeye yöneltir ve bunun ألا تعولوا durumuna daha yakın olduğunu söyler. Yinelenen adalet çerçevesi, hakkaniyetli dengeden sapmayı temellendirirken hane hesabını sözlüksel özün dışında bırakır.