Kur'an sözlüğü · kabul edilmiş

أَضَاءَ

parlaklaştı

ضوأ kökünden IV. kalıbın mâzi biçimi: parlaklaştı.

Sözcüksel kapsam

Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2

Kökler: ضوأ

Lemmalar: أضاء

Biçimler: أَضَآءَتْ · أَضَآءَ

Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)

Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.

2:17

مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ ٱلَّذِى ٱسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّآ أَضَآءَتْ مَا حَوْلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَٰتٍ لَّا يُبْصِرُونَ

2:20

يَكَادُ ٱلْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَٰرَهُمْ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوْا۟ فِيهِ وَإِذَآ أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا۟ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَٰرِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler

parlamak

2:17

مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ ٱلَّذِى ٱسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّآ أَضَآءَتْ مَا حَوْلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَٰتٍ لَّا يُبْصِرُونَ

Alternatif: Çevresini aydınlatınca Allah onların aydınlığını giderdi.

Araştırma aktarımı: Çevresini aydınlatınca Allah onların aydınlığını giderdi.

“Çevresinde olanı” ilgi ifadesi, fiilin doğrudan nesnesidir. “Parlamak”, cümleyi geçişsiz yapar ve belirtilmiş nesneyi yöneten bir fiilden yoksun bırakır; “aydınlattı” yapıyı korur.