وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ
Kur'an sözlüğü · taslak
ودع
ayrılmak
Geçici olarak bırakılmış, bir yana konmuş veya terk edilmiş olsun, bir kişiyi ya da şeyi geride bırakmak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 4
Kökler: ودع
Lemmalar: مستودع · دع · ودع
Biçimler: مُسْتَوْدَعٌ · مُسْتَوْدَعَ · دَعْ · وَدَّعَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 4; toplam: 4)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 4.
وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ
وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَدَعْ أَذَىٰهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ