هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَسَوَّىٰهُنَّ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
Kur'an sözlüğü · kabul edilmiş
سَوَّى
düzey (eşit/eşit)
II. Biçim سَوَّى: düzlemek, düzgün/eşit kılmak, uygun orana getirmek. “Biçimlendirmek/oranlamak”, bir şeyi düz/düzgün kılmaktan bağlamsal olarak doğar.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 13
Kökler: سوي
Lemmalar: سوى
Biçimler: سَوَّىٰ · سَوَّيْ · نُسَوِّي · نُّسَوِّىَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 10; toplam: 13)
Kapsam içi kullanımlar arasından Kur'an sırasına göre ilk 10 tanesi gösteriliyor; toplam sayı 13. Bunlar, konuma dayalı kısa bir ön izleme olarak sunulmuştur ve gösterilmeyen 3 kullanımın oluşturduğu kanıtlardan daha güçlü sayılıp sıralanmamıştır.
فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ
قَالَ لَهُۥ صَاحِبُهُۥ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَكَفَرْتَ بِٱلَّذِى خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّىٰكَ رَجُلًا
إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ
بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا
ٱلَّذِى خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ