وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
تَبَوَّأَ مَكَانًا
bir yeri tutmak
Kendisi için bir yeri alıp tutmak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 4
Kökler: بوأ
Lemmalar: يتبوأ
Biçimler: تَبَوَّءَ · يَتَبَوَّأُ · نَتَبَوَّأُ · تَبَوَّ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 4; toplam: 4)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 4.
وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِى ٱلْأَرْضِ يَتَبَوَّأُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَآءُ نُصِيبُ بِرَحْمَتِنَا مَن نَّشَآءُ وَلَا نُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ
وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى صَدَقَنَا وَعْدَهُۥ وَأَوْرَثَنَا ٱلْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَآءُ فَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ
وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
Bu anlam neden seçildi?
Kur'an içi karşılaştırma ailedeki 17 geçişin tümünü incelerken yalnızca atanmış 14 hedefi düzenledi. I. Biçim, gazap veya günah taşıyan yerleşmiş bir yükümlülüğe dönmeyi betimler; II. Biçim insanları savaş konumlarına, toprağa, konutlara, Ev'in yerine veya ödüle yerleştirir; edilgen ortacı yerleşik bir konutu adlandırır; V. Biçim uygun bir yeri edinmeyi betimler. 59:9'daki eşgüdümlü yurt ve iman yapısı incelenebilir durumda kalır. MH-frontier-bau-returned kaydına ait korunan üç باءوا بغضب kesimi düzenlenmedi ve hiçbir kesin hedef kümesi sözcüksel çakışmayı zorunlu kılmaz.