لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ
Kur'an sözlüğü · taslak
وَالٍ
koruyucu
I. kalıp etken ortacı, koruyucu sorumluluğu hemen ardından üstlenen kişiyi belirtir.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: ولي
Lemmalar: وال
Biçimler: وَالٍ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
Kur’an içi tek bir yakınlık özü, ailedeki 232 geçişin tümünde sınanır. Korunan önceki taslaklar değiştirilmeden kalır. II. Kalıp neden olmayı, V. Kalıp kendini yöneltmeyi, isimler yakın ilişkiyi veya durumu, أَوْلَى ise karşılaştırmalı yakınlığı oluşturur; bağlamsal kurallar yüz çevirme, ittifak, koruyuculuk, dostluk, ardıllık ve öncelik aktarımlarını sözlüksel özleri çoğaltmadan sağlar. Hizalanmış yedi tanığa yalnızca belirsiz ikil biçimde, soyut isimlerde ve uyarı kalıplarında başvuruldu.