Kur'an sözlüğü · taslak

بَقِيَ، بَقِيَّة، بَاقٍ، أَبْقَى

kalmak

Gerçek veya tasarlanan bir son noktadan sonra varlığını sürdürmek.

Sözcüksel kapsam

Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 21

Kökler: بقي

Lemmalar: أبقى · باقية · بقيت · بقي · باقي · باق · تبقي

Biçimler: أَبْقَىٰ · أَبْقَىٰٓ · بَٰقِيَٰتُ · بَاقِينَ · بَقِيَّةٌ · بَقِىَ · بَقِيَّتُ · بَقِيَّةٍ · بَاقٍ · بَاقِيَةً · يَبْقَىٰ · بَاقِيَةٍ · تُبْقِى

Kullanım örnekleri (gösterilen: 10; toplam: 21)

Kapsam içi kullanımlar arasından Kur'an sırasına göre ilk 10 tanesi gösteriliyor; toplam sayı 21. Bunlar, konuma dayalı kısa bir ön izleme olarak sunulmuştur ve gösterilmeyen 11 kullanımın oluşturduğu kanıtlardan daha güçlü sayılıp sıralanmamıştır.

2:248

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

2:278

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَذَرُوا۟ مَا بَقِىَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

11:86

بَقِيَّتُ ٱللَّهِ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ

11:116

فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

16:96

مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

18:46

ٱلْمَالُ وَٱلْبَنُونَ زِينَةُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ أَمَلًا

19:76

وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

20:71

قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

20:73

إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

20:127

وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ

Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler

ahlaki erdem

2:248

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Alternatif: Musa ve Harun hanedanının bıraktığından ahlaki bir erdem

Araştırma aktarımı: Musa ve Harun hanedanının bıraktıklarından bir kalıntı

İsim, önceki evlerden miras kalan, içeride tutulan bir öğedir; ahlaki niteleme yalnızca 11:116'daki sahip yapısına aittir.

ölümsüz

2:278

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَذَرُوا۟ مَا بَقِىَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Alternatif: faizden kalıcı olanı bırakın

Araştırma aktarımı: ayrılmak ne kalır-ın kavram

Ayet, önceki işlemlerden sonra kalan mevcut bakiyeyi belirler; sonsuz varoluşu değil.

kalan

16:96

مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Alternatif: Allah katındaki kalandır

Araştırma aktarımı: ne-dır ile Allah kalır

Etken ortaç, sona ermenin açık karşıtı olarak sürmeyi yüklem yapar; bir kalıntı nesnesi ortaya koymaz.

daha kalıcı

26:120

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

Alternatif: sonra daha kalıcı olanları boğduk

Araştırma aktarımı: sonra geride kalanları boğduk

Etken ortaç hayatta kalan katılımcıları belirtir; süre karşılaştırması üstünlük biçimbilgisi gerektirir.

kalmak

74:28

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ

Alternatif: bu ateş yapar değil kalmak

Araştırma aktarımı: ateş hiçbir şeyi geride bırakmaz

Geçişli ettirgen değerlilik, eşleşen ولا تذر ifadesinin doğruladığı üzere, ateşin neyin sürmesine izin verdiğiyle ilgilidir.