قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا
Kur'an sözlüğü · taslak
صخر
kaya
Sınırları belirli bir kaya ya da topluca bir taş kütlesi veya oluşumu olarak öne çıkarılan sert doğal taş.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: anlamsal birim · Kullanımlar: 3
Kökler: صخر
Lemmalar: صخرة · صخر
Biçimler: صَّخْرَةِ · صَخْرَةٍ · صَّخْرَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.
يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler
deniz
18:63
قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا
Alternatif: denizin yanında sığındığımızda balığı unuttum ve o denizde yolunu tuttu
Araştırma aktarımı: Kayaya sığındığımızda balığı unuttum ve o denizde yolunu tuttu.
Hatırlanan işaret yeri ile balığın daha sonraki deniz yolu ayrı ayrı adlandırılmış yerlerdir; bunları birleştirmek karşıtlığı kaldırır.
açık alan
31:16
يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
Alternatif: bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve açık bir alanın içinde bulunsa
Araştırma aktarımı: bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde bulunsa
Yapı, sınırları belli kuşatıcı bir yer gerektirir; açık alan bunu sağlamaz.
hava
89:9
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Alternatif: vadide havayı yarıp geçen Semûd
Araştırma aktarımı: vadide kayayı yarıp geçen Semûd
Kesme yüklemi, etkilenen maddi bir oluşum gerektirir.