ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Kur'an sözlüğü · taslak
كرس
oturak
Otoriteyle ilişkilendirilmiş bir koltuk.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: كرس
Lemmalar: كرسي
Biçimler: كُرْسِيُّ · كُرْسِيِّ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمَٰنَ وَأَلْقَيْنَا عَلَىٰ كُرْسِيِّهِۦ جَسَدًا ثُمَّ أَنَابَ
Bu anlam neden seçildi?
Allah’ın Kürsüsü gökleri ve yeri kaplar; Süleyman’ın sınanması sırasında ise onun kürsüsüne bir beden bırakılır. Kur’an’daki kanıt ilk gönderimin fiziksel niteliğini belirtmez; bu nedenle ürün, daha ileri bir kozmoloji aktarmadan ortak yetkili-oturak adlandırmasını korur. Hâl ve iyelik birleşimsel kalır.