وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
Kur'an sözlüğü · taslak
ظَلِيل
gölgeleme
Gölge olarak mekânsal örtü sağlamak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: ظلل
Lemmalar: ظليل
Biçimler: ظَلِيلًا · ظَلِيلٍ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Bu anlam neden seçildi?
Kur'an içi çekirdek ailedeki 33 geçişin tümünde sınandı. MH-frontier-zallalna-shaded kaydına ait korunan iki ظَلَّلْنَا kesimi incelendi fakat düzenlenmedi. On dört ظِلّ adı uzama yayılan gölgeyi, altı ظُلّة adı örten bir katmanı, iki ظليل sıfatı ise bu örtüyü sağlama yetisini betimler. Dokuz çekimli ظَلَّ biçimi bir durumu zaman içinde uzatır ve bu nedenle birleşimsel olarak o durumda kalmak diye verilir. Uzamsal ve zamansal dallar tek bir uzama ilişkisini korur; tam sözcüksel çakışma veya çözümlenmemiş karşı örnek bulunmadı.