وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تَذْبَحُوا۟ بَقَرَةً قَالُوٓا۟ أَتَتَّخِذُنَا هُزُوًا قَالَ أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
تَذْبَحُ
boğazlamak
Etken ikinci şahıs eril çoğul dilek kipinde I. Kalıp ذبح şimdiki-geniş zaman: boğazlamak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: ذبح
Lemmalar: ذبح
Biçimler: تَذْبَحُ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Diğer anlamların yetersiz kaldığı yerler
kurban etmek
2:49
وَإِذْ نَجَّيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ
Alternatif: Kötü azabın bir parçası olarak oğullarınızı kurban ederler.
Araştırma aktarımı: Kötü azabın bir parçası olarak oğullarınızı boğazlarlar.
Oğullar, Firavun’un halka eziyeti içinde öldürülür. Ayette hiçbir şey onları adak olarak sunmaz; dolayısıyla ‘kurban etmek’, ذبح fiilinin kendi başına gerektirmediği törensel bir amaç ekler.