قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ
Kur'an sözlüğü · taslak
سمر
Sâmirî
Buzağı olayında Musa'nın halkını saptıran, adı belirtilmiş kişi.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 3
Kökler: سمر
Lemmalar: سامري
Biçimler: سَّامِرِىُّ · سَٰمِرِىُّ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.
قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ
Bu anlam neden seçildi?
سَامِر ortak ismi, kibirli ve sakıncalı konuşmanın geçtiği bir sahnede bir kez kullanılır ve sohbet toplantısını belirtir. Geri kalan biçimler, buzağı aracılığıyla Musa'nın halkını saptıran kişi için özel ad olan es-Sâmirî'dir. Kur'an bu ad ile akşam sohbeti arasında içsel bir türetim bağlantısı sunmadığından özel ad dalı sözlüksel çakışma olarak korunur.