فَلَمَّا دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ قَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْعَزِيزُ مَسَّنَا وَأَهْلَنَا ٱلضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَٰعَةٍ مُّزْجَىٰةٍ فَأَوْفِ لَنَا ٱلْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَآ إِنَّ ٱللَّهَ يَجْزِى ٱلْمُتَصَدِّقِينَ
Kur'an sözlüğü · taslak
البضاعة المدفوعة إلى المبادلة بضعف
kavram kavram kavram
Mal, sıkıntı altında yardım olmaksızın istenen karşılığı sağlayamamasına rağmen değiş tokuşa doğru itilir.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 1
Kökler: زجو
Lemmalar: مزجاة
Biçimler: مُّزْجَىٰةٍ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 1; toplam: 1)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 1.
Bu anlam neden seçildi?
100 öğelik tam sayfadaki üç dondurulmuş geçişin tümü incelendi. Hedef satırlarda korunan anlam, sıkıştırılmış öneri, başarısızlık adayı veya hizalanmış tanık varyantı yoktur. IV. biçim gemileri denizde, bulutları ise birleştirilip yığılmadan önce ileri doğru sürer. Edilgen ortaç, güçlük içinde öne sürülen ve istenen ölçünün tamamını kendi başına sağlayamayan ticari malları niteler; bu yüzden sadaka istenir. Fiziksel sevk ile güçsüzce öne sürülen değişim malları, tek bir ileri sürme çekirdeğini korur.