وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا
Kur'an sözlüğü · taslak
الحَسَر
bitkinlik
Sürekli çaba veya harcama nedeniyle gücün ya da kaynakların tükenmesi durumu.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 3
Kökler: حسر
Lemmalar: محسور · يستحسر · حسير
Biçimler: مَّحْسُورًا · يَسْتَحْسِرُ · حَسِيرٌ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 3; toplam: 3)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 3.
وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَنْ عِندَهُۥ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ
ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ
Bu anlam neden seçildi?
Dokuz ad bağlamı geçmişe dönük üzüntüde birleşir. Kalan üç biçim ise tükenmiş gücü yüklem yapar: aşırı harcama kişiyi tükenmiş bırakır, melekler yorulmaz ve yinelenen bakış yorgun döner. Bu tükenme yüklemleri geçmiş bir sonuca duyulan üzüntüyü belirtmediğinden sözcüksel çakışma olarak ayrılır.