وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ
Kur'an sözlüğü · taslak
المُسْتَوْدَع
geçici depo
Bir yaratığın sınırlı bir aşama için bırakıldığı geçici depo veya barınak.
Sözcüksel kapsam
Kapsam: özenle seçilmiş parça kümesi · Kullanımlar: 2
Kökler: ودع
Lemmalar: مستودع
Biçimler: مُسْتَوْدَعٌ · مُسْتَوْدَعَ
Kullanım örnekleri (gösterilen: 2; toplam: 2)
Kur'an sırasına göre gösterilen kapsam içi kullanım sayısı: 2.
وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ
Bu anlam neden seçildi?
Dört geçişin tümü incelendi. X. biçim ortaçlar bırakılan şeyi veya onun geçici bırakılma yerini adlandırır, I. biçim zararı bir yana bırakır, II. biçim ise Peygamber’in terk edildiğini reddeder.